Eski Diziler

by - Mayıs 16, 2018

ruhsar ile ilgili görsel sonucu
Ruhuna sağlık, Ruhsarcığım ölmemiş, el alem utansın o beni terk etmemiş. Gel şöyle otur Ruhsar yanı yanı başıma görsün millet hayal gerçek yan yana...

Eğer yukarıdaki satırları sizde gördüğünüz de benim gibi melodisiyle birlikte okuduysanız, alkışlar size geliyor! Çünkü sizde benim gibi bir eski dizikoliksiniz. Eski dizikolik diyorum çünkü öyle yeni dizileri çok fazla takip etmiyorum. Hatta 1-2 dizi dışında televizyonla pek alakam yok aslında. Ama çocukluğum öyle geçmedi. Tam bir "televizyon çocuğuydum" Bütün gün televizyon başında kalkmaz, hangi saatte hangi kanalda ne başlıyor hepsini bilirdim. Televizyon bir çocuk için zararlı mı? Tabii ki zararlı yönü çok. Ama ben kendi açımdan iyi yanlarını değerlendirirsem, bir sürü şeyi televizyondan öğrendim ama öğrendiğim bilgileri doğru şekillerde yargılayarak edindiğim için bir zararını görmedim. Nostaljik bir insanım zaten, eski filmler, eski şarkılar hepsinin bende ayrı bir yeri var. Neden bilmem, garip bir his, bir yaşanmışlık var onlarda. Şimdi dinlediğim şarkılardaki his onların aynısını veremiyorlar.

İşte aynen eski dizilerde öyleler. Şimdiki dizilerde olmayan bir tat var onlarda. Bir de eskiden daha çok komedi dizisi ya da güldürme, eğlendirme amaçlı dizi yapılıyormuş. Şimdi her yerimiz entrika, dram oldu. Bende çok sevdiğim, unutamadığım, bilinç altımın derinlerine kazınmış dizi jeneriklerinden bir yazı hazırlamak istedim. Hatta yazı boyunca şöyle küçük bir de oyun oynayabiliriz, her dizinin başına yazının başındaki gibi jenerik şarkısının bir kaç cümlesini yazacağım, bakalım kaç tanesini hatırlayıp, melodisiyle söyleyeceksiniz.
(Jenerik şarkılarına dizilerin isimlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz)

Açılışı, Ruhsarla yaptım, onunla başlayalım. Küçükken favori dizilerim arasında ilk 5'e rahat girerdi sanırım. Cem Davran ve Hande Ataizi için o yılların ayrılmaz ikilisi olmuşlardı desem, yalan söylemiş olmam herhalde. Öncesi hakkında bir bilgim yok ama sonrasında onları başka işlerde de beraber gördük. Ruhsar, 1998 - 2001 yılları arasında Kanal D'de yayınlanmış fantastik tarzda bir aile dizisi. Bilmeyen yoktur diyemeyeceğim çünkü benimle yaşıt olup bilmeyen arkadaşlarıma rastlıyorum. Herkes benim gibi televizyon delisi değilmiş. Fakat bu yazıyı yazdığım şu ana kadar Ruhsarın final bölümünü hiç düşünmediğimi şuan fark ettim yahu. Ne oluyor bu dizinin finalinde? Bilen söylesin lütfen.

Ah nerelerden geldik, nerelere bak şimdi, ah ne çok cefa çekti İhsan Beyle zevcesi...

tatlı hayat ile ilgili görsel sonucu
Buna inanabiliyor musun Sevinç! Buna inanabiliyor musun! Ah! Haluk Bilginer'in muhteşem oyunculuğunu, İhsan Yıldırım'ın çıldırışlarını nasıl unutabilirim! Hangi diziyi en sevdiğimi kesinlikle seçemem ama gerçekten Tatlı Hayat üst sıralardaydı. Yeri her zaman ayrıdır. Tatlı Hayat, 2001 yılının Kasım ayında Show TV'de yayına başlamış olan ve 106 bölüm devam eden TV komedi dizisidir. ABD yapımı The Jeffersons adlı sitcom dizisinin Türkiye uyarlamasıdır. The Jeffersons'ın bölümlerini youtube de görüp biraz bakmıştım. Evet, çok fazla benzerlik var desem yanlış olmaz, uyarlama demek biraz az kalır Tatlı Hayatın karakterleri kesinlikle unutulmaz. İhsan ve Sevinç, Feraye ve Yorgo, kapı komşuları İrfan. Hepsi unutulmaz muhteşem karakterler.

Kıskanırız seni herkesten, tüm kadınlardan. Acı tatlı, aynı çatı altında, çifte bela, çifte bela...

çifte bela ile ilgili görsel sonucu
Çifte Bela sadece jeneriğini seyredince bile keyif veren dizilerden. Bayılırdım seyretmeye. En çok güldüklerimden biriydi cidden. Ama tabii kafa o kadar dolu ki, bu aralarında biraz en nadir hatırladığım. Tabii bunun sebebi diğer dizilerin tekrarları çok yayınlanırken çifte belanın diğerlerine oranla daha az yayınlanmasından da kaynaklı. Birazda az hatırlandığı için özellikle koymak istedim zaten.

Şşştt yabancı! Senin burada ne işin var, benim evde ne işin var öyle misin böyle misin
evdeki yabancı ile ilgili görsel sonucu
Açık ara favorilerimden bir tanesi daha !
Aralarında tekrarlarını en çok seyrettiğim olabilir. Şu an, şu kanalda yayınlanıyor deseler açar, bayıla bayıla izlerim. Çoğu bölümünü ve hikayeyi net hatırlıyorum. Tardu Flordun zaten ilk çocukluk aşklarımdan birisi olmuştu bu diziyle. İkisinin dizideki kapışmalarını bayıla bayıla izlerken, ne zaman birbirlerine açılacaklar, ne zaman birlikte olacaklar diye diye ne heyecanla izlerdik...

Melek onun adı, hayalleri vardı. Bir yuva kuracak mutlu olacaktı
dadı ile ilgili görsel sonucu
Aralarında en bilinenlerden birisidir herhalde Dadı. Televizyonda da tekrarları çok verildi, bende her tekrarını izledim. The Nanny dizisinin ülkemizdeki uyarlaması. Bu da neredeyse birebir uyarlanmıştır. Ama sevmedik mi? Sevdik! Bayıla bayıla izlemedik mi? İzledik. Çünkü o iç karartan, kimin ne istediği  belli olmayan, herkesin başına her hafta bir şey gelen, her hafta muhakkak bir kişinin ölüp dirildiği dizilerin yerine bunlar en azından evimize bir renk getiriyordu, neşeleniyorduk O yüzden, gülerken eğlenirken Ömer'in adam gibi Melek'e açılacağı anı heyecanla bekledik.

Ben bunları yaz yaz bitiremem, çünkü aklıma daha o kadar çok dizi geliyor ki. Eğer bu yazıyı severseniz, bu yazının bir ikincisini yazıp diğer dizilere de yer veririm.

Bi' Göz Atın

5 yorum

  1. evet yaz devamınıııııı :) cündübeyoğlunun komedi dizisi vardı sanki bir de :)

    YanıtlaSil
  2. Ah o eski dizilerin tadı damağımızda kaldı. Nerede bizim çocukluğumuz nerede şimdiki diziler. Benim de en favori dizilerimden biri Ekmek Teknesiydi.

    Geçmişe güzel bir dönüş oldu :)

    YanıtlaSil
  3. Ya eski diziler ne güzeldi ama... :(
    :(
    Ben de beklerim bloguma, sevgiler... :)

    YanıtlaSil
  4. Bloguna ilk gelişimde alkışımı da aldım, ne mutlu bana :) Çünkü Ruhsar'ın şarkı sözlerini okurken ben de hemen melodisini dilime tutturdum :) Bu dizilerin hepsini izledim; içlerinde benim için en önde gelenler "Tatlı Hayat" ile "Evdeki Yabancı". Hatta bu hafta blogumda "Tatlı Hayat" ile ilgili bir içerik paylaşmıştım. "Çifte Bela"nın müziğini hiç hatırlayamadım, bahaneyle seyrettim, pek de iyi bulmadım. "Dadı"da uşak rolündeki Haldun Dormen'i bence muhakkak anmak lazım, Pertev çok güzel bir renk katıyordu diziye :) Neşeli sevgilerle :))

    YanıtlaSil
  5. Tatlı Hayatı geçen ay yeniden izledim. Hatta bitirdim de. Ara ara tekrar izlerim. :) Güzel nostalji yazısı olmuş.

    YanıtlaSil